Bahçesaray
| Yeşil yamaçlar arasında esen yelin Dar sokaklı mahallelerde kimi arar? Niçin kuruyup kaldı "Sırlı Çeşmeler "in? Söyle bana Bahçesaray, Bahçesaray. Yirminci asırdan da merhametsiz Bir asrı gördü mü acaba bu Hansaray? Tarihinde yıl oldu mu dert-zahmetsiz? Söyle bana Bahçesaray, Bahçesaray. Bühtanlardan kamburlaşmış bahtsız gibi Alçak basık evler kimden imdat sorar? Kimler idi bu evlerin öz sahibi? Söyle bana Bahçesaray, Bahçesaray. Kimlerdi bu yamaçlarda koyun yayıp, "Topkaya"nın gölgesinde kaval çalan? Allı pullu feslerine güller takıp, Güğümü ile çeşmelerden su alan? Nerede şimdi o güzeller? Nerelerde Ağarmış ve seyrekleşmiş saçlarını tarar? Sen onları hatırladın kaç kere? Söyle bana Bahçesaray, Bahçesaray. Rast gelmiştim bir güzele sokağında, "Merhabalar..." dedi, kaşı gözü kara. Karadeniz dalgalandı ten, kanımda, İnan buna Bahçesaray, Bahçesaray. Affeyle, sana tanış olan dilde Böyle sözü işitmedin nice zaman. Biz hepimiz ırak idik doğma ilden, Hasretlikte öleyazdık aman aman! Ölüyorduk derde derman bulamayıp Hastalığı gizli olan biçare gibi. Sen de daldın hicranlıkta yıllar sayıp Çok yıpranan Bahçesaray, Bahçesaray. Bu güne de kaderime bin eyvallah! Vardım sana boranlara çarpa çarpa. Severim seni olsan bile ne halde, Bahçesaray, Bahçesaray, Bahçesaray! |