| Ah Rumeli Altın ovalarda gümüş dağlarda Gezen sürülerden nişân kalmamış, Zümrüd mahsûllü şirin bağlarda Öten bülbüllerde figân kalmamış. Kalmamış köylerde hayattan eser, Gelin odaları hep mezar olmuş, Bu harab ellerde akan dereler Mazlûm kurbanların kanıyla dolmuş. Sırma saçlı kızlar ma’sûm yavrular Hain çizmelerle ezilmiş bitmiş, Yuvası dağılmış garib kumrular Kartal pençesinde mahv olub gitmiş. Büyürler bir zaman şimdi, gelişinde Gider görmemişdi ovası, dağı Bir taraf gül-şen her gönül şendi Geçdi üzerinden düşman ayağı. Çalındı taşlara namuslu başlar, Gebe kadınların karnı deşildi, Yakıldı mescidler, kırıldı taşlar Ölülerin bile kabri deşildi. Minbere, mihraba haçlar çakıldı, Atıldı yerlere hakk’ın kelâmı, Ezan yerlerine çanlar takıldı, Salîb orduları ezdi islamı. Sönen ocakların, viran yuvaların Bütün gönüllerde ateşi yanar. İnsan sûretinde vahşi kurtların Açtığı yaralar onulmaz kanar. Unutma, gördüğün hakareti bil, Kinini kalbinde sakla uyutma, Ağlama, gözünün yaşlarını sil, Bekle zamanı, fakat unutma. Unutma, intikam günlerin gelir, Durdukça dünyada Osmanlı adı, Evlâdın intikâm yolunu bilir, Yaşasın kalbinde bugünün yâdı. Unutma kinini, fikrin dönmesin, Milleti yaşatan kindir, emeldir Üfle ateşini, kinin sönmesin Devlet binasına kin bir temeldir. Unutma Bulgarı, Sırpı, Yunanı Kinini kalbine ateşle yazdır Unutma: sel gibi çağlayan kanı Ölürsen bunları taşına yazdır. |
Ah Rumeli
Rumelili Nedim
27.06.2015
3581