
G
öçebe bir hayat yaşayan Sarıkeçili yörükleri 2 bin 200 rakımlı Toros Dağları'nın zirvelerine çıkmaya başladı.
Yörüklerden Kemal Çevik konuşmasında şunları kaydetti: “geçimlerimizi sağladığımız küçükbaş hayvanların daha iyi şartlarda beslenmesi için bahar ve yaz aylarında geniş otlaklara ihtiyacımız var, bu sebeple yazları yüksek rakımlı yaylalarda geçiriyoruz”
80 yaşındaki Hasan Salcan da: “Yayladan dönüş zamanımız 15 Ekim'dir. Bu kültür atalarımızdan kaldı ve ölünceye kadar da sürdüreceğiz. Hayatımızdan büyük bir zevk alıyoruz.” dedi.
Bu vesileyle, bir Toros yörüğü olup, çocukluğundaki yaylaların hasretini çeken Orhan Çetinkaya'nın şiirini aşağıda sunuyoruz:
Toroslarım, Türkmenlerim, Yörüklerim Ben Torosların saf çocuğuydum, Ayranımı kana kana taslardan içerdim, Saçtan inen bazlamamı doymazcasına yerdim. Benim saraylarım kıl çadırlardı. Çocukluğumun oyun bahçesi bir ardıç gölgesiydi. Küçücük yüreğimin en büyük hazzı koyun sesiydi. Ağlamak bilmezdi gözlerim,kan doluydu yanağım. Anamı görürdüm hep çiçekli şalvarlarla; Anam ki bir Türkmen güzeliydi,kâh çoban,kâh yaman. Babam çarıklı beydi,ekmeği gururuydu. Ah! yaylalarım vardı,baharlık,yazlık,yemyeşil. Çiçeklerim vardı,arılarla dolu yaban çiçeklerim. Ağıtlarım,türkülerim vardı,hasret,sevgi,çoşku dolu. Ah! şimdi şu dört duvar arası yok mu,bitmez sıkıntı. Milyonlar içinde yanlızım,dostlar arasında garip. Nerede anam-babam,nerede kardeşlerim? Nerede billûr pınarlarım,nerede yaylarım, Gözlerimdeki şevk nerede? Bir koyun sesine hasretim. Öylesine hasretim ki ardıç gölgesine,kıl çadırlara, Bir de anama hasretim,basma şalvarlı anama, Bey babama,nakışlı çoraplı,çarıklı babama. Sımsıcak bir sıkma bulamam önümde Çanak çanak ayranlarım,kıldan postum nerede? Vah Torosum vah! vah saf çocukluğum! Bak burası deniz,uçsuz bucaksız Akdeniz. Tuz kokan,yosun kokan,balık kokan koca bir su. Ufka uzanan,mavisi,yeşili bitmez bir çılgın, Güneşi çılgın,denizi çılgın,dalgası çılgın. Nerede beybabam,ağır başlı babam,vakarlı anam? Nerede yaylamın Türkmen’i.Türkmenimin gururu? Gönlümün bir köşesinde bitmeyen yörüklük onuru. |
|