Arif-i Rivegeri

- 11.04.2019 1219
A
resim
rif-i Rivegeri hazretleri, Silsile-i aliyyenin onuncusudur. Buhara'ya 30 km uzaklıkta bulunan Riveger köyünde dünyaya geldi.  Küçük yaşta tahsile başladı. Zeka ve kavrayışının parlaklığı sebebi ile hızla ilerledi. Bu esnada ilim ve hikmet sahibi, ibadet şartlarını harf harf yerine getiren, insanlara doğru yolu göstermede zamanın kutbu Abdülhalık Goncdüvani hazretleri ile tanıştı ve bütün dünyası değişti. Daha ilk günde ebedi saadet tacının başına konduğunu hissetti. Derhal kendisine bağlandı, vefatına kadar hiç ayrılmadı. 

Hocası ilk sohbetinde ona şöyle dedi: 

"Hak yolcusu talebe, zamanının değerini gayet iyi bilmelidir. Üzerinden vakitler geçip giderken kendisinin ne halde olduğunu sezmeye bakmalıdır. Şayet geçen bir an içinde, huzurlu olduysa, bunu iyi bir hal bilmeli. "Allahıma şükürler olsun" demelidir. Eğer gafletle geçip gitmiş ise, hemen onu telafi etme yoluna gitmeli, yüce Yaratana nefsani mazeretini bildirip Ondan bağışlanmasını dilemeli, estagfirullah demelidir..."

Arif-i Rivegeri, hocası Abdülhalık-ı Goncdüvani hazretlerinin hayatlarında ona hizmet etmekle meşhur olup, pek çok feyz ve bereketlere kavuştu. Yüksek üstadının vefatından sonra onun yerine Peygamber efendimizin ve Eshabının yolunu insanlara öğretme işine memur oldu. Himmet, inayet ve gayretlerini Allahü teâlâyı arayanlara sarf etti.

Pek çoğunun hidayete ve evliyalık makamlarında yüksek derecelere kavuşmalarına vesile oldu. Zamanının bir tanesi idi. Herkese çok iyi ve yumuşak davranır, kimsenin kalbini kırmazdı. Nefsinin istediklerini hiç bir zaman yapmaz, istemediklerini yapmak, ruhunu yükseltmek için çok çalışırdı. Haramlardan şiddetle kaçar, hatta harama düşmek korkusu ile mubahların fazlasını terk ederdi. Geceleri vaktini hep ibadetle geçirir, gündüzleri talebe okutur, sünnet olduğu için; gündüz öğleden önce bir miktar uyurdu. Buna kaylule denir. Peygamber efendimizin sünnetini çok iyi bilir, onun unutulmaması için çok gayret gösterirdi. 

Sohbetlerine şöyle başlardı: 

"Allahü teâlâ hepimizi dünya ve ahiretin efendisi ve bütün insanların her bakımdan en yükseği ve en iyisi olan Resulullaha tâbi olmak saadetiyle şereflendirsin! Çünkü Cenab-ı Hak, Ona tâbi olmayı, Ona uymayı çok sever. Ona uymanın ufak bir zerresi bütün dünya lezzetlerinden ve bütün ahiret nimetlerinden daha üstündür. Hakiki üstünlük, Onun sünnet-i seniyyesine tâbi olmaktır.”

Arif-i Rivegeri hazretleri uzun bir ömür yaşadı. Kabrini ziyaret edenler, onun feyiz ve bereketlerine kavuşmaktadır. Onu vesile ederek Allahü teâlâya yapılan dualar kabul olmaktadır. 

Bir gün Abdülhalık-ı Goncdüvani'yi gördü,
Çarşıdan erzak almış, evine dönüyordu.

Bir hizmetim dokunsa diye düşündü bir an,
Yükü taşımak için, izin istedi ondan.

Hazret-i Abdülhalık, onun bu teklifini,
Peki evlat diyerek, verdi elindekini.

Sonra yüzünü dönüp, bir nazar etti ona.
Adeta o yeniden gelmiş oldu cihana

Değişiverdi hemen, bir başka oldu hâli,
Çünkü kaplamış idi, onu aşk-ı ilâhi.

Bir gün eski hocası, rastladı yine ona,
Hakaretler ederek, dedi. "Dön okuluna!"

Bu hoca, her nasılsa, şeytana uymuş idi,
Gerçi bu günahına pişmanlık duymuş idi.

Arif-i Rivegeri, üstün firasetiyle,
Anlayıp, şöyle dedi, ona kırık kalbiyle:

"Efendim, bu gariple, uğraşacağınıza,
Niçin bakmıyorsunuz, dünkü günahınıza."

Görünce talebenin böyle kerametini,
Anlamıştı bu hâlin, nereden geldiğini.

O da Abdülhalık-ı Goncdüvani'ye gitti,
Talebe oldu ona, yıllarca hizmet etti.

İlgili Makaleler

Türkistan Evliyaları
Abdülhâlık Goncdüvânî
E
vliyânın önderlerinden, İslâm âlimlerinin büyüklerindendir. Babası Abdülcemîl Malatyalı idi. İmâm-ı Mâlik hazretlerinin neslinden olup âlim ve ârif idi. Zâhirî ve bâtınî ilimlerde çok yüksekti. Hızır aleyhisselâm ile görüşüp sohbet ederlerdi. Bir gün Hızır aleyhisselâm kendisine:

"Ey Abdülcemîl! Senin sâlih bir erkek e…
Abdülhâlık Goncdüvânî
Türkistan Evliyaları
Şakık-i Belhi
E
vliyânın büyüklerindendir. Künyesi Ebû Ali olup, babasının ismi İbrâhim’dir. İbrâhim Edhem’in talebesi, Hâtim-i Esâm’ın hocasıdır. Dünyâya gönül bağlamayıp, haramlardan ve şüphelilerden şiddetle kaçardı. Şüpheli korkusuyla mübahların da çoğuna yaklaşmadı. Ticâretle uğraşırdı. 790 (H.174) senesinde vefât etti.

Şakîk-i B…
Türkistan Evliyaları
Seyyid Emir Hamza
E
vliyânın büyüklerinden. Peygamberimizin soyundan olup, seyyiddir. Silsile-i aliyye denilen evliyânın meşhûrlarından Seyyid Emîr Külâl hazretlerinin ikinci oğludur. Doğum târihi bilinmemekte olup, 1475 (H.880) senesinde vefât etti. Babası ona, kendi babasının ismi olan "Hamza" ismini koydu. Ona "Baba" diye hitâb ederdi…
Türkistan Evliyaları
İmam-ı Buhari
K
ur’an-ı kerimden sonra en kıymetli kitab olan "Sahih-i Buhari" adıyla meşhur hadis kitabını yazan büyük hadis âlimidir. İsmi, Muhammed bin İsmail olup, künyesi Ebu Abdullah’tır. Hadis ilminde yüksek derecede olup, 300.000’den fazla hadis-i şerifi senetleriyle birlikte ezbere bilen bir âlim olduğu için "İmam", Buharalı…
İmam-ı Buhari
Türkistan Evliyaları
Faris Bin İsâ
B
ağdât'ta yetişen büyük velîlerden. Bağdât'ta doğdu. Doğum tarihi belli değildir. Künyesi, Ebü'l-Kâsım olup, Ebû Tayyîb de denildi. O Sûfî, Bağdâdî ve Dîneverî diye de tanındı. 951 (H.340) senesinden sonra Semerkant'ta vefât etti.

Bağdât'ta tahsile başlayan Fâris bin Îsâ Bağdâdî, sonra Horasan, Semerkant ve Merv'de…
Türkistan Evliyaları
Abdüllatîf Câmî
İ
slâm âlimlerinden ve evliyânın büyüklerinden. Şeyhülislâm Ahmed-i Nâmıkî Câmî'nin soyundandır. Bunun için Câmî nisbet edilmiştir. Doğum târihi bilinmemektedir. 1555 (H.963) senesinde Hârezm'de vefât etti.

Aslen Horasanlıdır. Eshâb-ı kirâm düşmanları Horasan'ı istilâ edince âilesi Mâverâünnehr bölgesine hicret etti.…
Türkistan Evliyaları
Muhammed Bin Tirmizî
H
orasan’da yetişen evliyânın meşhûrlarından. Künyesi, Ebû Bekr’dir. Dokuzuncu asırda Belh şehrinde yaşamış olup, doğum ve vefât târihi bilinmemektedir. Zamanının meşhûr âlimlerinden ve evliyâsından Ahmed bin Hadreveyh ve diğer evliyâların sohbetinde ve derslerinde yetişmiştir. Hadîs ilminde de ilim sâhibi olmuş,…
Türkistan Evliyaları
Ebü'l Abbas Seyyari
E
vliyânın büyüklerinden. İsmi, Kâsım bin Kâsım el-Mehdî, künyesi Ebü'l-Abbâs Seyyârî'dir. Fıkıh ve hadîs ilimlerinde büyük âlim idi. Fazîletler ve kerâmetler sâhibi olup, zamânın seçkin âlimlerindendi. Ebû Bekr-i Vâsıtî'nin en büyük talebesidir. Zamânındaki büyük âlim ve velîlerle görüşüp onlardan ilim ve edeb…
Türkistan Evliyaları
Necmeddin-i Kübra
E
vliyânın büyüklerinden ve fıkıh, tefsîr, hadîs âlimi. Tasavvufta Kübreviyye (Zehebiyye) diye bilinen yolun mürşidi, rehberidir. İsmi Ahmed, babasınınki Ömer'dir. Künyesi Ebü'l-Cennâb'dır. Bu künye kendisine, rüyâda Peygamber efendimiz tarafından verilmiştir. Lakabları; Necmeddîn, Şeyh-ül-imâm, Zâhid-ül-kebîr ve…
Türkistan Evliyaları
Seyfeddîn Menârî
Ş
âh-ı Nakşibend Muhammed Behâeddîn-i Buhârî'nin yetiştirdiği büyük velîlerden. Taşkend ile Semerkand arasında bulunan Ferket kasabasına bağlı Menâr köyünde doğdu. Orada yetişti. Oraya nisbetle Menârî denilmiştir. Kaynak eserlerde doğum ve vefât târihleri tesbit edilememiş ise de, on beşinci asrın başlarında vefât…
Türkistan Evliyaları
İmam-ı Buhari
K
ur’an-ı kerimden sonra en kıymetli kitab olan "Sahih-i Buhari" adıyla meşhur hadis kitabını yazan büyük hadis âlimidir. İsmi, Muhammed bin İsmail olup, künyesi Ebu Abdullah’tır. Hadis ilminde yüksek derecede olup, 300.000’den fazla hadis-i şerifi senetleriyle birlikte ezbere bilen bir âlim olduğu için "İmam", Buharalı…
İmam-ı Buhari
Türkistan Evliyaları
Nesevî
E
vliyânın büyüklerinden. İsmi Muhammed bin Aliyyân’dır. Bisme ilinin önde gelen âlimlerinden idi. Ebû Osman Hayrî ve Cüneyd-i Bağdâdî’nin sohbetlerinde bulundu ve onlardan ders aldı. Muhammed bin Aliyyân, mârifet ehlinin imâmı idi. Himmeti yüksek ve kerâmetleri açık bir âlim idi. Kerâmetlerini hiç gizlemezdi. Muhammed…